İlahi Sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlahi Sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2010 Salı

İlahi Söleri-5

İLAHİ SÖZLERİ-5
Yunusun Adı

Ben razıyım anmaya,
Günde bin kez yanmaya,
Baldan tatlıdır daha,
Şirindir aşkın tadı.

Okuyan, dört kitabı,
Aşka çâre bulmadı,
Ne beyler, ne sultanlar,
Ne hocası, ne kadı.

Aşk anadan doğmadı,
Kimseye yâr olmadı,
Hükmüne kıldı esir,
Cümle bilişi, yâdı

Aşka gönül verilmez,
Âşık olan sevilmez,
Onun için yerilmez,
Yunus Emre'nin adı.

Kelimeler:

Yad:
Yabancı
Biliş: Tanıdık

****
Hakkın Evi

Eşiğine yüzüm sürem,
Hakkın evi Kâbetullah,
Baktıkça hayranın olam,
Hakkın evi Kâbetullah

Kara şala bürünürsün,
Ne şahane görünürsün,
Gelenlere sevinirsin,
Hakkın evi Kâbetullah.

Çevresinden bakar dağlar,
Irmak akar, sular çağlar,
Âşık Yunus durmaz ağlar,
Senin için Kâbetullah.
****
Ötme Bülbül

Yetişmeyen virdin mi var?
Gurbet elde yurdun mu var?
Benim gibi derdin mi var?
Öyle garip ötme bülbül!

Ötme bülbül, ötme bülbül,
Derdi derde katma bülbül,
Benim derdim bana yeter,
Bir de sen dert katma bülbül!

Bilirim âşıksın güle,
Gülün hâlini kim bile,
Bahçedeki gonca güle,
Dolaşıp söz atma bülbül!

Kanat açıp uçar mısın?
Deryaları geçer misin?
Bencileyin nâçar mısın?
Beni ele satma bülbül!

Gül yanında uslu musun?
Yoksa yüksek sesli misin?
Benim gibi yaslı mısın?
Öyle tuhaf ötme bülbül!

Yunus alnın ak der iken,
Senin mislin yok der iken,
Seherde Hak, Hak der iken,
Bizi de unutma bülbül!

Kelimeler:

Nâçar: Çaresiz
Vird: Devamlı yapılan zikir
****
Şol Cennetin Irmakları


Şol Cennetin ırmakları,
Akar Allah diye diye.
Güzel sesli bülbülleri,
Öter Allah diye diye.

Salınır tuba dalları,
Âb-ı hayattır gölleri,
Cennet bağının gülleri,
Kokar Allah diye diye.

Aydan aydındır yüzleri,
Baldan tatlıdır sözleri,
Cennette huri kızları,
Gezer Allah diye diye.

Kimisi yer, kimi içer,
Melaike rahmet saçar,
İdris nebi, hülle biçer,
Diker Allah diye diye

Hep nurdandır direkleri,
Gümüştendir yaprakları,
Salındıkça budakları,
Biter Allah diye diye.

Yunus âşık olan kişi,
Gözlerinden akar yaşı,
Nurla dolar içi dışı,
Söyler Allah diye diye.

Kelimeler:

Ab-ı hayat: Hayat suyu
Hülle: Cennet elbisesi
****
Rabbimizin Zikri ile

Gönüller hep aydınlanır,
Rabbimizin zikri ile.
Hasta gönül mamur olur,
Rabbimizin zikri ile.

Zor olan iş âsân olur,
Dertlilere derman olur,
Can içinde canan olur,
Rabbimizin zikri ile.

Gamlı gönül hep şad olur,
Esir iken azad olur,
Okuyanlar irşad olur,
Rabbimizin zikri ile.

Zikret Hakkı beher nefes,
De: Allah bes baki heves,
Başkasından ümidi kes,
Rabbimizin zikri ile.

Yunus Hakkı ikrar eder,
Virdlerini tekrar eder,
İhlâsını izhar eder,
Rabbimizin zikri ile.

Kelimeler:

Âsân:
Kolay
Şad: Sevinçli, bahtiyar
İrşad: Doğru yolu gösterme
Allah bes baki heves: Allah var gerisi boş. Allah bize yetişir, başka şeye ihtiyaç yok.
****
Benden İçeri


Severim ben seni candan içeri,
Yolum vardır bu erkândan içeri.

Beni bende demem, bende değilim,
Bir ben vardır bende, benden içeri.

O hep zihnimdedir, yoktur nişanı,
Nişan olur mu, nişandan içeri.

Beni benden sorma, bende değilim,
Benim ışığım var, günden içeri.

Şeriat, tarikat yoldur varana,
Hakikat, marifet, ondan içeri.

Derviş Yunus geçip gider iken,
Kapılarda kaldı ondan içeri.
****
Göresim Gelir


Ey dost senin yoluna,
Canım veresim gelir,
Aşkla yanan ateşe,
Varıp giresim gelir.

Beni sana vereyim,
Sensiz beni nideyim,
Huzuruna geleyim,
Bensiz varasım gelir.

Senin için gelmişse,
Yetmiş kez öldürülse,
Hem de bin kez ölmeye,
Başı veresim gelir.

Eşrefoğlu durarak,
Aradan çıkartarak,
Senin ile bakarak,
Seni göresim gelir.
****
Kahrında Hoş

İster cefa ister vefa,
Kahrın da hoş lütfunda hoş.
Bir dert gönder yahut deva!
Kahrın da hoş lütfunda hoş.

Hoştur bana senden gelen,
İster hırka, ister kefen,
Ya taze gül yahut diken,
Kahrın da hoş lütfunda hoş.

Sensin ebed, sensin ezel,
Hem lütfu, hem kahrı güzel,
İster isen, bağrımı del!
Kahrın da hoş lütfunda hoş.

Ya bağ veya bostan ola,
Ya visal ya hicran ola,
İster isen zindan ola,
Kahrın da hoş lütfunda hoş.

Gelse celalinden cefa,
Yahut cemalinden vefa,
İkisi de cana safa,
Kahrın da hoş lütfunda hoş.

Anlaşılmaz nasıl iştir,
Ya gülistan ya ateştir,
Eşrefoğlu bir derviştir,
Kahrın da hoş lütfunda hoş.

Kelimeler:

Visal: Kavuşma
Hicran: Ayrılık
Celal: Azamet, büyüklük, hiçbir şeye muhtaç olmamak (Allahü teâlânın sıfatlarından)
Cemal: Allahü teâlânın lütuf ve rızâ sıfatı
Kahr: Allahü teâlânın azabı
****
Bir Allah

Yeri, göğü yaratan,
Ağaçları donatan,
Çiçekleri açtıran,
Bir Allah’tır, bir Allah!

Yoktan nimetler veren,
Her yapılanı gören,
Gizli açık işiten,
Bir Allah’tır, bir Allah!

Bizlere akıl veren,
Doğru yolu gösteren,
Her şeyi iyi bilen,
Bir Allah’tır, bir Allah!

Biz Allah’ı severiz,
Her emrini dinleriz,
Beş vakit namaz kılar,
Ona isyan etmeyiz.

Kur’ana iman eden,
Onun yolunda giden,
Cehennemden kurtulur,
İslam gayreti güden.

Mümin güzel huyludur,
Zekidir, şuurludur,
Kimselere zulmetmez,
Kendi de huzurludur.

Ya Rab, affeyle beni!
Ve anamı babamı,
Düşmanların şerrinden,
Koru her müslümanı!
****
Ya Rab!

Bu âciz kulların sensiz edemez,
Ya Rab, bu âcizi senden ayırma!

Seni sevmek benim dinim imanım,
Ya Rab, imanımı dinden ayırma!

Şeyhim güldür, gülün yaprağıyım ben,
Ya Rab, yaprağımı gülden ayırma!

Yapraklar sarardı, döndüm hazana,
Ya Rab, hazanımı daldan ayırma!

Dostun bahçesinin bülbülüyüm ben,
Ya Rab, bülbülünü gülden ayırma!

Balık gölden çıksa ölür diyorlar,
Ya Rab, balığını gölden ayırma!

Eşrefoğlu Rumi fakir kulundur,
Ya Rab, fakir kulu Şah’tan ayırma!

Kelimeler:
Şah:
İlah
****
Hâlık Bilmez mi Hiç?

Derdimi bilen yok deme,
Hâlık olan bilmez mi hiç?

Çoktur nimet hazinesi,
İsteyene vermez mi hiç?

İhlâs ile ağlarsan sen,
Gözyaşını silmez mi hiç?

Sonsuzdur rahmet deryası,
Sakın deme, bitmez mi hiç?

Gizli de günah işleme,
Yapılanı görmez mi hiç?

Dua et, çok iste, bıkma,
Pek çok ihsan etmez mi hiç?

Samimi tevbe edeni,
Severek affetmez mi hiç?

Küfre girip ölürsen sen,
Cehenneme atmaz mı hiç?

Hoca, imanla öleni,
Cennetine koymaz mı hiç?

Kelimeler:

Hâlık:
Her şeyi yaratan, Allahü teâlâ

****
Kendini Bil
Biraz kendini tanı!
Can içre ara canı!
Ver canı al cananı!
Kendini bil kendini!

Görünen sıfatındır,
Onu gören zatındır,
Bilirsen sanatındır,
Kendini bil kendini!

Kim ki hayrete daldı,
İçi dışı nur oldu,
Tevhid-i zatı buldu,
Kendini bil kendini!

Hacı Bayram ne oldu?
Bilenler onu buldu,
Bulan aşkıyla doldu,
Kendini bil kendini!

Kelimeler:

Tevhid-i zat: Allahü teâlânın birliği
UÇAN Blogları
Dikkat! Görüntü ve Bilgiler Alıntıdır Telif Hakkı İle Korunuyor Olabilirler.

İlahi Sözleri-4

İLAHİ SÖZLERİ-4
Silsile-i Aliyye

Nebi, Sıddîk ve Selman, Kasım, Cafer, Bistami,
irfan kaynağı oldu, Ebül-Hasen Harkani.

Ebu Ali Farmedi geldi sonra bu meydana,
çok Veli yetiştirdi, hem Yusüf-i Hemedani.

Abdülhalık Goncdüvani, marifetler semasında,
dünyayı aydınlattı, hem Arif-i Rivegeri.

Mavera-ün-nehr ili, Tur-i Sina gibi oldu,
nurlandıranlardan biri, Mahmud-i İncirfagnevi.

Ali Ramitenidir Azizan ve piri Nessac,
çok keramet gösterdi, Muhammed Baba Semmasi.

Seyyid Emir Gilal de, ilim deryasında sadef,
andan meydana geldi, Behaüddin-i Buhari.

Alaüddin-i Attar, zamanının kutbu idi,
Yakub-ı Çerhide oldu zahir, envar-ı rahmani.

Ubeydüllahi Ahrar ve kadi Muhammed Zahid,
Derviş Muhammed geldi ve Hacegi Muhammed Emkenegi.

Baki billahdan gelen, nurlara kendi de katıp,
binlerce kalb temizledi, İmam-ı Ahmed Rabbani.

Urvet-ül-vüska Masum ve Seyfeddinle seyyid Nur,
ve Mazherle Abdüllah, sonra Halidi Bağdadi.

Feyiz verdiler bunlar da, sonra bu nuru Abdüllah,
Anadolu’ya yaydı, hem de Taha-yı Hakkari.

Hem seyyid-i Salih de, kardeşin yerini tutup,
fena-fillaha kavuştu Sıbgatullah-i Hizani.

Bu üç Velinin sohbetlerinde yükselip,
Mürşid-i kâmil oldu, seyyid Fehim-i Arvasi.

Bu otuzdört Velinin kalbleri, bir ayna gibi,
yaydılar hep cihana, envâr-ı Resulillahi.

Bütün bu nurlar en son, toplandı bir hazinede,
ismi bu hazinenin: Abdülhakim-i Arvasi.

Dua edeceğin zaman, Silsileyi oku heman!
Salihleri söyleyince, yağar rahmeti Rahman!

Selam olsun, dua olsun, bu yazardan daima,
Silsile-i aliyyenin ervahına ya Sübhan!

****
Dağlar Başında



Bu nasıl uykudur, gel uyan artık,
Gitti kervan kaldık dağlar başında.
Bitmez sıkıntıya, gel dayan artık
Gitti kervan, kaldık dağlar başında.

Kervan gitti oldu hayli bir zaman,
Tedbirsiz gidilmez, yollar çok yaman,
Zarar görmeyelim aman ha aman,
Gitti kervan, kaldık dağlar başında.

Yunus yalnız Hakka uzansın elin,
Gece gündüz deme, zikretsin dilin,
Rehbersiz çıkarsan n’olacak halin?
Gitti kervan, kaldık dağlar başında.
****
Sordum Sarı Çiçeğe

Sordum sarı çiçeğe,
Benzin niye sararmış?
Çiçek der ki; ey derviş,
Âhım dağlar eritir.

Korku kimleri sarmış?
Sizde de ölüm varmış,
Çiçek der ki; ey derviş,
Ölümsüz yer var mıdır?

Sizde var mı yıkılış?
Nasıl geçer kara kış?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kışın toprak oluruz.

Cehennem çok yerilmiş,
Acep nasıl bir yermiş?
Çiçek der ki; ey derviş,
O münkirler yeridir.

Salihler çok övermiş,
Cennet nasıl bir yermiş?
Çiçek der ki; ey derviş,
Cennet insan şehridir.

Güller sararıp solmuş,
Sordum gül nasıl olmuş?
Çiçek der ki; ey derviş,
Gül peygamber teridir.

Çevreyi fitne sarmış,
Nerede adam varmış?
Çiçek der ki; ey derviş,
Adam binde biridir.

Kırklar nerden gelirmiş?
Onları kim bilirmiş?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kırklar Allah yâridir.

Altın gibi sararmış,
Bu rengi nerden almış?
Çiçek der ki; ey derviş,
Ay ile gün nurudur.

Sana endam verilmiş
Ama boynun eğrilmiş,
Çiçek der ki; ey derviş,
Kalbim Hakk’a doğrudur.

Adını kimler koymuş?
Anan, atan var mıymış?
Çiçek der ki; ey derviş,
Bu ne tuhaf sorudur.

Mekke’ye kimler gelmiş?
Kâbe’yi kimler görmüş?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kâbe Allah evidir.

Sırat kıldan inceymiş,
Üstüne kim post sermiş?
Çiçek der ki; ey derviş,
O cümlenin yoludur.

Yerin niçin taşlıdır?
Gözün niye yaşlıdır?
Çiçek der ki; ey derviş,
Bağrım kara başlıdır.

Bu Yunus bağa girmiş,
Görmüş seni beğenmiş,
Çiçek der ki; ey derviş,
Kokla beni, geri dur.

Sanma beni delirmiş,
Beni kimler bilirmiş?
Çiçek der ki; ey derviş,
Yunus Kırklar yâridir.

Dedim az gelir misin?
Sen beni bilir misin?
Çiçek der, derviş baba,
Sen Yunus değil misin?
****
Dünya Düşman Olsa

Dünya düşman olsa bana,
Dosttan bizi ayıramaz.
Dost nerede, ben orada,
Düşman bizi ayıramaz.

Dost bizimle, korkmaz insan,
Güvenirse, olmaz pişman,
Saldırsa da, yüz bin düşman,
Dost karşısında duramaz.

Dokunamaz düşman bana,
İşim gücüm dosttan yana,
Meydan okurum cihana,
Düşman eli erişemez.

Sultanlar âcizdir anda,
Ne gönülde, ne de canda,
Mahrumdur iki cihanda,
Kim ki dost yüzü göremez.

Dostum bize kapı açar,
Düşman naçar, hemen kaçar,
Hoca ağzı cevher saçar,
Ârifler bile deremez.
****
İbret Al


Kardeşim aç şu gözünü,
Sahraya bak da, ibret al!
Direksiz duran kubbe-i,
Semaya bak da, ibret al!

Cenab-ı kibriya’nın
Elbet görülür kudreti,
Sabahları seher vakti,
dünyaya bak da ibret al!

Padişah olsan da derler:
Bir (Er kişi niyetine)
Musallada cansız yatan
mevtaya bak da, ibret al!

Sonu elbette kefendir
Sermaye-i bey ve fakir,
Varlığa mağrur olanlar,
Mecnun değil de, ya nedir?

Kelimeler:

Sahra: Kır
Sema: Gökyüzü
Cenab-ı kibriya: Allahü teâlâ
Mevta: Ölü
Mağrur: Gururlu, kibirli
Mecnun: Deli
****
Aşka Düşen

Aşka düşen nasıl geçer?
Zehri şerbet gibi içer,
Şeyhe varmayan nehirler,
Deryalar ile savaşır.

Aşksız kişi öğüt almaz,
İnadından geri kalmaz,
Ölümü hiç hatırlamaz,
Bin yıllık işe girişir.

Dertten beladan usanmam
Hiç kimseyi kötü sanmam
Laf getirene inanmam
Yunus herkesle barışır.

Yunus gözün yaş dolsa da,
Her gün sararıp solsa da,
Dağlar çok yüksek olsa da,
Yolu üstünden aşırır.
****
Yürü Yalan Dünya


Bu dünya geçici, sonsuz kalınmaz,
Malın çok olsa da, murat alınmaz,
Gafil olma sakın, geri dönülmez,

Yürü yalan dünya, sonun virandır,
Asırlardan beri ahir zamandır.

Hâlıkın dururken, mahlûka tapma!
Şeytana uyup da, yolundan sapma!
Haramlara dalıp, nankörlük yapma!

Yürü yalan dünya, sonun virandır,
Asırlardan beri ahir zamandır.

Azık topladın mı yola varmaya?
İlaçların var mı yara sarmaya?
İki melek gelir sual sormaya,

Yürü yalan dünya, sonun virandır,
Asırlardan beri ahir zamandır.

Ölünce çözerler, belin, kuşağın,
Gözüne görünmez, oğlun, uşağın,
Yakasız kefendir, örtün, döşeğin,

Yürü yalan dünya, sonun virandır,
Asırlardan beri ahir zamandır.

Paran, apartmanın arkada kalır,
Ummadığın gelir, hepsini alır,
Başkası yer, senden hesap sorulur,

Yürü yalan dünya, sonun virandır,
Asırlardan beri ahir zamandır.

Münker Nekir gelir, çınarlar gibi,
Gözleri yanıyor, bir fener gibi,
Sorguya çekerler, gök gürler gibi,

Yürü yalan dünya, sonun virandır,
Asırlardan beri ahir zamandır.

Cehennemin, yedi türlü yapısı,
Her birinin ateştendir kapısı,
Çok uzaktan gelir kötü kokusu,

Yürü yalan dünya, sonun virandır,
Asırlardan beri ahir zamandır.
****
Çağırayım Mevlam Seni

Dağlar ile, taşlar ile,
Çağırayım Mevlâm seni.
Seherlerde kuşlar ile,
Çağırayım Mevlâm seni.

Gökyüzünde İsa ile,
Tur dağında Musa ile,
Elindeki asa ile,
Çağırayım Mevlâm seni.

İsm-i azam okuyarak,
Günahları bırakarak,
Başıkabak, yalınayak,
Çağırayım Mevlâm seni.

Yunus her renk güller ile,
Şakıyan bülbüller ile,
Hakk’ı seven kullar ile,
Çağırayım Mevlâm seni.
****
Âşık Olmadıkça

Buralarda hiç duramam,
Dost katına varmadıkça.
Üzüntüden kurtulamam,
Dost yüzünü görmedikçe.

Eyyüb peygamber değilim,
Bunca derde sabredeyim,
Derdime bakıp yanayım,
Derman ele girmedikçe.

Yakub peygamber değilim,
Kurtlara haber salayım,
Ağlamaktan kör olayım,
Yusuf’umu bulmadıkça.

Yusuf peygamber değilim,
Kervanlara kul olayım,
Yanıp yanıp, kül olayım,
Mısr’a sultan olmadıkça.

Şu halime gülmesinler,
İmdadıma gelmesinler,
Bana Yunus demesinler,
Gerçek âşık olmadıkça.
****
Aşk Denizi

Bu denize dalana,
Hacet değil bir gemi,
Gel gayret et bulmaya,
Bu sohbetle bu demi.

Dünyalığım yok diye,
Üzülerek gam yeme,
Maşukunu sevdinse,
Gider gönlünün gamı.

O maşuku bilseydin,
Sen de bir kez görseydin,
Bu öğüdü vermezdin,
Feda kılardın canı.

Âşık, kin nedir bilmez,
Can verir, ama ölmez,
Her yere çıkıp gelmez,
Kapanmaz hiç dükkânı.

Hakiki âşık olan,
Yüzünde olur nişan,
Akar gider durmadan,
Gözünün yaşlı kanı.

Yunus kaldırma yüzün,
Âşığın ayağından,
Edip feda yüz bin can,
Bulursun sen Subhan’ı.

Kelimeler:


Hacet:
İhtiyaç duyulan şey
Dem: vakit, zaman, saat
****
Allah’ı Anar

Dosta koşanlar,
Allah’ı anar.
Aşkla coşanlar,
Allah’ı anar.

Hak yola uyan,
Kalbini yuyan,
Pek az uyuyan,
Allah’ı anar.

Huzura varan,
Edeble duran,
Okuyan Kur’an,
Allah’ı anar.

Rızadır kastı,
Arayan dostu,
Sererek postu,
Allah’ı anar.

Hakta buluşan,
Aşkla çalışan,
Dili alışan,
Allah’ı anar.

Baksana kardeş,
Yanıyor ateş,
Ay ile güneş,
Allah’ı anar.

Kim ki imansız,
Yanar amansız,
Hep canlı cansız,
Allah’ı anar.

Hoca gel uyan!
Allah’a dayan!
Hakk’a baş koyan,
Allah’ı anar.

Kelimeler:

Yumak:
Yıkamak
UÇAN Blogları
Dikkat! Görüntü ve Bilgiler Alıntıdır Telif Hakkı İle Korunuyor Olabilirler.

İlahi Sözleri-3

İLAHİ SÖZLERİ-3
Aşkın ile âşıklar
Aşkın ile âşıklar,
Yansın ya Resulallah.
İçip aşk şerbetini,
Kansın ya Resulallah.

Dünyada yoktur eşi,
Nebilerin kardeşi,
İki cihan güneşi,
Sensin ya Resulallah.

Seni çok sevenlere,
Hürmetle övenlere,
Mümin olan tenlere,
Cansın ya Resulallah.

Ölçümüzsün her işte,
Hem gidiş hem gelişte,
Sana söven ateşte,
Yansın ya Resulallah.

Özler Yunus’un canı,
Aşkı kaplar cihanı,
Sultanların sultanı,
Sensin ya Resulallah.

****
Tahtadan Kutu

Tahtadan yapılmış bir uzun kutu
Baş tarafı geniş ayak ucu dar
Çakanlar bilir ki bu boş tabutu
Yarın kendileri dolduracaklar

Her yandan küçülen bir oda gibi
Duvarlar yanaşmış tavan alçalmış.
Sanki bir taş bebek kutuda gibi
Hayalim içinde uzanmış kalmış.

Cılız vücuduma tam görünse de
İçim bu dar yere sığılmaz diyor
Geride kalanlar hep dövünse de
İnsan birer birer yine giriyor.

Ölenler yeniden doğarmış gerçek
Tabut değildir bu bir tahta kundak
Bu ağır hediye kime gidecek
Çakılır çakılmaz üstüne kapak
****
Gönül arzular

Arayı arayı bulsam izini,
İzinin tozuna sürsem yüzümü.
Mevlam nasip etse görsem yüzünü,
Hakkın Habibini gönül arzular.

Bir mübarek sefer olsa da gitsem,
Kâbe yollarında, kumlara batsam,
Cemalini bir kez düşte seyretsem,
Hakkın Habibini gönül arzular.

Zerrece kalmadı kalbimde hile,
Sadakatle girdim ben bu hak yola,
Ebu Bekir, Ömer, Osman'la bile,
Hakkın Habibini gönül arzular.

Ali ile Hasan, Hüseyin anda,
Muhabbeti kalbde, sevgisi canda,
Yarın mahşer günü, ulu divanda,
Hakkın Habibini gönül arzular.

Arafat dağıdır yüce dağımız,
Orda kabul olur bizim duamız,
Medine'de yatar Peygamberimiz,
Hakkın Habibini gönül arzular.

Yunus senin methin eder dillerde,
Sevgin dolup taşar hep gönüllerde,
Gözyaşı dökerek gurbet ellerde,
Hakkın Habibini gönül arzular.
****
Bülbül Avazda

Bülbül avazda
Gülü niyazda
Söyle namazda
Elhamdülillah

Dilimde kuran
Gönlümde iman
Zikrim her zaman
Elhamdülillah

Uyan seherde
Devadır derde
Söyle her yerde
Elhamdülillah

Nefsi ezesin
Süslensin sesin
Dilin hep desin
Elhamdülillah

Mevla’yı zikret
Âlemi fikret
Yiyip iç şükret
Elhamdülillah

Düşme gaflete
Sarıl hizmete
Bunca nimete
Elhamdülillah
****
Molla Kasım Gelir


Ben dervişim diyene,
Bir ün edesim gelir.
Hemen koşup peşine,
Varıp yetesim gelir.

Erenlerin nazarı,
Cevher eder toprağı.
O zatların bastığı,
Toprak olasım gelir.

Sırat kıldan incedir,
Kılıçtan keskincedir.
Varıp onun üstüne,
Evler yapasım gelir.

Altında vardır gayya,
İçi dolu ateşle,
Uzanıp o gölgede,
Şöyle yatasım gelir.

Gönlümü Hakk’a versem,
Postumu yere sersem,
Ateş içine girsem,
Biraz yanasım gelir.

Günahım kadar yansam,
Rahmet suyunda yunsam,
İki kanat takınsam,
Biraz uçasım gelir.

Yunus zamansız ötme,
Eğri büğrü söz etme,
Seni sorguya çeken,
Bir Molla Kasım gelir.

Kelimeler:

Ün etmek: Seslenmek
Gayya: Cehennemdeki korkunç kuyu
****
Ölüme Çare Mi?

Gururlanma insanoğlu
Ölmemeye çare mi var
Hazan olmuş bir gül gibi
Solmamaya çare mi var?

Dostunu düşmanı tanı
Düzeltmelisin imanı
Bu emanet olan canı
Vermemeye çare mi var?

Terk etmezsin hiç gülmeyi
Bırak çanağı çömleği
Yakasız beyaz gömleği
Giymemeye çare mi var?

Hastalandın bak kaç kere
Verilmez istesen süre
Böcek dolu kara yere
Girmemeye çare mi var?

Unutma Hakkı her dem de
Küfre girme bir dönemde
Ateş dolu cehennemde
Yanmamaya çare mi var?
****
Güller sümbüller


Güller sümbüller
Öter bülbüller
Yanık gönüller
Mevlayı sever

Hu diyen canlar
Candan ananlar
Aşkla yananlar
Mevlayı sever

Pervane nare
Demen ağyare
Mest olan yâre
Mevlayı sever

Zikreden zakir
Şükreden şakir
Sabreden fakir
Mevlayı sever

Yüreği yanan
Allahı anan
Tevbeyle yunan
Mevlayı sever
****
Gelin Allah Diyelim



Derviş postu giyelim
Gelin Allah diyelim
Kalbden pası silelim
Allah Allah diyerek

Nerde zikir çekilir
Melekler saf saf gelir
Herkese selam verir
Allah Allah dendikçe

Zikretmeye başlanır
Gözlerimiz yaşlanır
Hain şeytan taşlanır
Allah Allah dendikçe

Bağlı kapı açılır
Hak batıldan seçilir
Gizli sırlar açılır
Allah Allah dendikçe

Gönüller hep şad olur
Kaygıdan azad olur
Mal ve mülk abad olur
Allah Allah dendikçe

Hakkı Anar


Zikre dalmış bütün âlem,
Hiç durmadan Hakkı anar.
Arş ve Kürsi, levh-u kalem,
Hiç durmadan Hakkı anar.

Gökyüzünde uçan kuşlar,
Bulutlardan akan yaşlar,
Yerler gökler, dağlar taşlar,
Hiç durmadan Hakkı anar.

Seher vakti esen yeller,
Akan çaylar, duran göller,
Yanan sahra, kızgın çöller,
Hiç durmadan Hakkı anar.

Denizde yüzen balıklar,
Semada dönen felekler,
Gece ve gündüz melekler,
Hiç durmadan Hakkı anar.

Menekşeler, mor sümbüller,
Yeşil otlar, gonca güller,
Yunus’la öten bülbüller,
Hiç durmadan Hakkı anar.
****
Selam Götürün


O mübarek illere,
Bizden selam götürün!
Hakkı anan dillere,
Bizden selam götürün!

Kutlu Hicaz çölüne,
Hakkın solmaz gülüne,
Hacıların seline,
Bizden selam götürün!

Girenler dost bağına,
Düşmez küfrün ağına,
Mübarek nur dağına,
Bizden selam götürün!

Yalvarın Rabbimize!
Dualar edin bize!
Muazzam Kâbe’mize,
Bizden selam götürün!

Girersiniz ihrama,
El sürmeyin harama!
Sahabe-yi kirama,
Bizden selam götürün!

İmren güzel huyuna!
Gidin zemzem suyuna!
Benî Haşim soyuna,
Bizden selam götürün!

Mekke ile Medine,
İki eşsiz hazine,
Cihar yâr-i güzine,
Bizden selam götürün!

Güneşte yanan başa,
Gözlerden akan yaşa,
Öpülen kara taşa,
Bizden selam götürün!

Yağan nur-i Hüdaya,
Merve ile Safa’ya
Muhammed Mustafa’ya
Bizden selam götürün!

Tekbir alan ihvana,
Kestikleri kurbana,
Bütün ehl-i imana,
Bizden selam götürün!

Yetişir Cemal gayrı,
Çok sözün yoktur hayrı,
Hüccaca ayrı ayrı,
Bizden selam götürün!

Kelimeler:

İhvan: Kardeş
Hüccac: Hacılar
****
Hakkı İsteyen

Hakkı matlup edinen,
Gözü, gayra bakmazmış.
Onu maksut edinen,
Dünya ahret anmazmış.

Ona gönül verenin,
İlmi Ona erenin,
Gözü Onu görenin,
Talihleri sönmezmiş.

Ölmezmiş âşık canı,
Çürümezmiş hiç teni,
Aşk kimi kıldı fâni,
Ona zeval ermezmiş.

Dünya hırsı bitenin,
Kötülüğü itenin,
Bülbül gibi ötenin,
Kimse dilin bilmezmiş.

Allah için konuşan,
Nimetlere kavuşan,
Aşkı ile tanışan,
Ölümden hiç korkmazmış.

Helal lokma yutmayan,
Kibri söküp atmayan,
Hoca aşkı tatmayan,
Temiz kalbli olmazmış.
****
La İlahe İllallah

Aklı olan fikreder,
Nimetlere şükreder,
Her fırsatta zikreder,
La ilahe illallah...

Helal lokma yiyesin,
Helalinden giyesin,
Gece gündüz diyesin,
La ilahe illallah...

Varlığın olsun feda,
Hak emrini et eda!
Ağızdan çıkan seda,
La ilahe illallah...

Günahlardan durma kaç!
Etrafına neşe saç!
Söyle kalb gözünü aç!
La ilahe illallah...

Ömür bir gün yırtılır,
Günahların tartılır,
Salih olan kurtulur,
La ilahe illallah...

Hoca, saf olsun özün!
Yaşlarla dolsun gözün!
Her zaman olsun sözün!
La ilahe illallah...

Kelimeler:

Fikretmek:
Düşünmek
Seda: Ses
UÇAN Blogları
Dikkat! Görüntü ve Bilgiler Alıntıdır Telif Hakkı İle Korunuyor Olabilirler.

İlahi Sözleri-2

İLAHİ SÖZLERİ-2
Seviyorum Rabbim seni
Aşkın aldı benden beni
Seviyorum Rabbim seni
Senin sevgin, pek tatlıymış
Seviyorum Rabbim seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile zevklenirim
Seviyorum Rabbim seni

Emrettin ibadetleri
Övdün iyi hasletleri
Verdin sonsuz nimetleri
Seviyorum Rabbim seni

Ne nankörsün ahmak nefsim
Zevki için, bana kıydın
Ben hakiki zevki buldum
Seviyorum Rabbim seni

İbadetlere yapışmak
Dünya için de çalışmak,
Maksadım sana kavuşmak
Seviyorum Rabbim seni

Sevmek lâfla olmaz Hilmi
Rabbin, çalışınız dedi
Hâlinden de anlaşılsın;
Seviyorum Rabbim seni

İslam düşmanları nice
Çatıyor dine sinsice
Çalış sen de gündüz gece
Seviyorum Rabbim seni

Âşık tembel oturur mu?
Maşuka toz kondurur mu?
Düşmanı sustur da, söyle:
Seviyorum Rabbim seni

Yalvar güzel Allaha
Öğüdüme darılma
Yalvar güzel Allaha
Yolundan hiç ayrılma
Yalvar güzel Allaha

Namazını kılarak
Orucunu tutarak
Zekâtını vererek
Yalvar güzel Allaha

Bir gün gözlerin görmez
Kulakların işitmez
Bu fırsat ele girmez
Yalvar güzel Allaha

Sağlığı ganimet bil
Her saati nimet bil
Yalvarmayı izzet bil
Yalvar güzel Allaha

Ömrü boşa geçirme
Nefsine kuvvet verme
Başkalarını yerme
Yalvar güzel Allaha

Fırtına gibi esme
Salihlere hiç küsme
Allah’tan ümit kesme
Yalvar güzel Allaha

Seherde yağar rahmet
Bilmelisin ganimet
Gitsin kalbdeki zulmet
Yalvar güzel Allaha

Allah’ın adın yâd et
Ruhun ve kalbin şad et
Bülbül gibi feryat et
Yalvar güzel Allaha

Namaz kılalım namaz

Namaz dinin direği
Kul olmanın gereği
Sevindirir meleği
Namaz kılalım namaz

İnsan dertten kurtulur
Kalbi imanla vurur
Rabbimiz razı olur
Namaz kılalım namaz

Gözün nuru namazdır
Bekleme vaktin azdır
Meleğe sevap yazdır
Namaz kılalım namaz

İnsanın saadeti
İmanın alameti
İstersek selameti
Namaz kılalım namaz

Haktan yüce hitaptır
Edası çok sevaptır
Kabrimizde cevaptır
Namaz kılalım namaz

Ruhumuzun gıdası
Kalbimizin cilası
Müminlerin duası
Namaz kılalım namaz

Herkes namaza muhtaç
Mahşerde başlara taç
Müminler için Mirac
Namaz kılalım namaz

Gönülleri şen eder
Kötülükten men eder
Hemen huzura gider
Namaz kılalım namaz

Namaz yüce bir paye
Mahşerde olur saye
Vasıta değil, gaye
Namaz kılalım namaz

Hakka yap ibadeti
Büyüktür fazileti
Kaçırma cemaati
Namaz kılalım namaz

Kim doğru namaz kılmaz
Hikmetten nasip almaz
Kolayca huzur bulmaz
Namaz kılalım namaz

Namaz şifa her derde
Cehennem için perde
Kılmak gerek her yerde
Namaz kılalım namaz

Namaz imanın başı
Akıt gözünden yaşı
Erit kalbdeki taşı
Namaz kılalım namaz

Yüzler kaplanır nurla
Vücut çevrilir surla
Huşu ile şuurla
Namaz kılalım namaz

Ölüm özür anlamaz
Yaşlı ve genç ayırmaz
Dünya kimseye kalmaz
Namaz kılalım namaz

Saadet ancak namazla başlar

Namaz dinde direktir, elbet kılmak gerektir
Günahlara kefaret, ibadette yürektir

Felah istersen bırak bahaneyi ve nazı
Tadil-i erkân ile kılmalısın namazı

Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar
Çünkü sonsuz saadet, ancak namazla başlar

Namaz ruha şifadır, gönülleri şen eder
Doğru kılınan namaz, kötülükten men eder

Namaz dinde gayedir, İslam’ın binasıdır
Gözlerimizin nuru, kalblerin cilasıdır.

Namaz en efdal amel, edası gayet sevap
Kabirde ışıktır hem Münker Nekir’e cevap

Kim ki kötülüklerden olmuyorsa selâmet
Namazı gaflet ile kıldığına alâmet.

Namaza önem verip doğru dürüst kılmalı
Yalan yanlış kılmaktan utanıp sıkılmalı

Namaz kılmayanların kabul olmaz duası
İyi işler yapsa da, silinmez kalbin pası

Beynamazın elbette imanı sağlam kalmaz
Kolayca küfre girer, farkında bile olmaz

Gelip geçti ömrüm benim

Geldi geçti ömrüm benim,
Bir yel esip geçmiş gibi,
Hele bana şöyle gelir,
Bir göz açıp yummuş gibi.

İşbu söze Hak tanıktır,
Bu can gövdeye konuktur.
Bir gün çıkıp da gidecek,
Kafesten kuş uçmuş gibi.

Miskin âdem oğlanını,
Ekinciye benzetmişler.
Kimi biter, kimi yiter,
Yere tohum saçmış gibi.

Bu dünyada bir nesneye,
Yanar içim, göynür özüm.
Yiğit iken ölenlere,
Gök ekini biçmiş gibi.

Bir hastaya vardın ise,
Bir içim su verdin ise,
Yarın anda sana gele,
Hak şerbetin içmiş gibi.

Bir miskini gördün ise,
Eski bir şey verdin ise,
Yarın anda karşı gele,
Yeni kaftan biçmiş gibi.

Yunus Emre bu dünyada,
İki kişi kalır derler.
Meğer Hızır, İlyas ola,
Âb-ı hayat içmiş gibi.

Kelimeler:

Göynümek: Dertlenmek, üzülmek,
Kaftan: Kıymetli elbise
Âb-ı hayat: Ölümsüzlük sağlayan su, hayat suyu

Yakup aleyhisselam

Kimse bilmez onun acı halinden
Hak ismini düşürmezdi dilinden
Aldırdı oğlunu Kenan ilinden
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Kardeşleri sözde onu aldattı
Yusuf’u kuyunun içine attı
Sandılar ki suyun dibine battı
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Yusuf’u hocada okumaz oldu
O güzel bülbülü şakımaz oldu
Sokağa, oyuna çıkamaz oldu
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Kırıldı kanadı, ağrıyor başı
Hiç dinmiyor artık gözünün yaşı
Ah çeker eritir dağ ile taşı
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Attılar kuyuya ölüm kastına
Cebrail yetişti Rabbin dostuna
Hak izniyle çıktı suyun üstüne
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Yusuf’un ismini her gün anıyor
Oğul derdi ile her an yanıyor
Bir gün çıkar gelir diye umuyor
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Kardeşleri başvurdular yalana
Gömleğini boyadılar hep kana
Kurt yedi dediler babalarına
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Sözlerinin hepsi elbet yalandı
Kenan’ın kurtları gelip toplandı
Biz yemedik diye içtiler andı
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Daha sonra köle diye sattılar
Kervandaki insanlara kattılar
Hasetçilik acısını nasıl tattılar
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Yıllar sonra oldu Mısıra sultan
Kardeşleri görüp oldu bin pişman
Hem özürlerini ettiler beyan
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Göçtü kervan

Niye böyle uyursun uyanmaz mısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında
Bak çağırıyor tellal, inanmaz mısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Öyle bakıp durma sağa ve sola
Issız yerde kalma, düş hemen yola
Belki yetişirsin, gayen hak ola
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Yunus der ortada kalmasın ölün
Gece gündüz hakkı zikretsin dilin
Buralar yabancı bilinmez ilin
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Gel gör beni aşk n'eyledi

Gönlüm düştü bu sevdaya,
Gel gör beni aşk n’eyledi?
Başım girdi çok belaya,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Yürüyorum yana yana,
Aşk boyadı beni kana,
Mümkün mü kavuşmak ona?
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Kâh akarım seller gibi,
Kâh eserim yeller gibi,
Kâh tozarım yollar gibi,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Sular gibi çağlıyorum,
Ciğerimi dağlıyorum,
Şeyhim diye ağlıyorum,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Tut elimden kaldır beni!
Vuslatına erdir beni!
Çok ağlattın güldür beni!
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Yürüyorum ilden ile,
Soruyorum dilden dile,
Şu hâlimi kimler bile,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Mecnun gibi yürüyorum,
Yâri düşte görüyorum,
Sonra mahzun oluyorum,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Aşkı beni mest eyledi,
Aldı gönlüm hast’eyledi.
Öldürmeye kast eyledi,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Benzim sarı, gözlerim yaş,
Bağrım delik, ağrıyor baş,
Bitiyorum yavaş yavaş,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Miskin Yunus biçareyim,
Baştan başa hep yâreyim,
Dost ilinden âvâreyim,
Gel gör beni aşk n’eyledi?

Kelimeler:

Vuslat: (Sevgiliye) kavuşma
Biçare: Çaresiz
Yâre: Yara
Âvâre: Başıboş
Hast’eylemek: Hasta etmek

Veysel Karani

Resul-ü ekremin kıymetli yâri
Yemen ellerinde Veysel Karani
Söylemez yalanı yemez haramı
Yemen ellerinde Veysel Karani

Seher vakti kalkıp yola giderdi
Mevla’nın ismini çok zikrederdi
Develeri bir akçaya güderdi
Yemen ellerinde Veysel Karani

Elinde asası hurma dalından
Sırtında hırkası deve yününden
Hiç kötü söz çıkmaz dilinden
Yemen ellerinde Veysel Karani

Anasından izin aldı durmadı
Mekke’ye geldi mescide varmadı
Eve geldi Resulü bulamadı
Yemen ellerinde Veysel Karani

Üveys der mescide gideydim
O Resulün cemalini göreydim
Ayağın tozuna yüzüm süreydim
Yemen ellerinde Veysel Karani

Gitmeye geldim

Benim burda kararım yok,
Ben dönüp gitmeye geldim.
Esnafım ben, mallarım çok,
Alana satmaya geldim.

Tartışmak için gelmedim,
Muhabbettir, benim işim,
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmaya geldim.

Bu dosta aşk deliliği,
Âşık bilir inceliği,
Değiştirip ikiliği,
Birliğe yetmeye geldim.

O hocamdır, ben kuluyum,
Dost bahçesi bülbülüyüm,
O hocamın bahçesine,
Şad olup ötmeye geldim.

Tanışık olanlar burada,
Bilişirler imiş orda,
Ben hocamla tanışıp da,
Halim arz etmeye geldim.

Bu miskinden sorun haber!
Dost nerde ise anda var,
Doğru haberi benden al!
Canımı vermeye geldim.

Derviş Yunus âşık olmuş,
Maşukun derdiyle solmuş,
Erin kapısında durmuş,
Ömrü harcetmeye geldim.

Kelimeler:

Âşık: Allah için seven
Maşuk: Allah için sevilen
Er: Şeyh, pir, mürşid-i kâmil
****
Gerçek âşık

Gerçek âşık olan kişi,
Dosta verir hemen canı.
Bekleyemez bir an önce,
Bulmak ister Yaratanı.

Âşık olan söz dinlemez,
Ona öğüt fayda vermez,
Dünyaları gözü görmez,
Vermek ister hemen canı.

Gerçek âşık gizlenemez,
Yüzünde olur nişanı,
Gece gündüz akar durmaz,
Gözlerinden yaşla kanı.

Aşktan maksat dinle iman,
Aşk yoksa buğdaysız saman,
Aşktan mahrum kalan insan,
Pek bilmez dini, imanı.

Kaldırma hiç Yunus başı,
Âşıkların ayağından,
Feda eyle yüz bin canı,
Bulursun sen o sultanı.

Kelimeler:

Hâlık:
Her şeyi yaratan, Allahü teâlâ
Nişan: İz, belirti, alamet
UÇAN Blogları
Dikkat! Görüntü ve Bilgiler Alıntıdır Telif Hakkı İle Korunuyor Olabilirler.

İlahi Sözleri-1

İLAHİ SÖZLERİ-1
Âdemoğlu aç gözünü
Âdemoğlu aç gözünü,
Yeryüzüne kıl, bir nazar,
Gör bu latif çiçekleri,
Hangi kuvvet yapar, bozar.

Her bir çiçek bir naz eder,
Över Hakk’ı, niyaz eder,
Kurtlar, kuşlar, hepsi birden,
Hâlık’ına âvâz eder.

Bu çiçekler bezenirken,
Göğe doğru uzanırken,
İbret alıp özenirken,
Habersizce gelir sefer.

Rengi döner günden güne,
Toprağa dökülür yine,
Bu ibrettir söyleyene,
Hakikati, ârif sezer.

Bu sırları duymalıydın,
Büyüklere uymalıydın,
Dinimizi yaymalıydın,
Gafletlerin neye değer?

Gelen elbet gider imiş,
Konan geri göçer imiş,
Mevt şerbetin içer imiş,
Her kim, bu manadan geçer.

Koşanlar bir gün yorulur,
Yapılanlar bir gün sorulur,
Kim nettiyse herkes bulur.
Hak’tan gelir hayırla şer.

Kelimeler:
Nazar kılmak: Bakmak
Âvâz: Seslenme
Mevt: Ölüm

****
Azrail başına geldiği zaman

Azrail, başına geldiği zaman
Kırılır ayakla kol, yavaş yavaş
Mevla’m nasip etsin din ile iman
Akar gözlerinden sel, yavaş yavaş

Yüksek uçan gönül, yorulur bir gün
Ölçü terazisi, kurulur bir gün
Herkesin yaptığı, sorulur bir gün
Döner mi, ya Rabbi, dil yavaş yavaş

Hep nefsine uydun, tevbe etmedin
Her bulduğun yedin, şükür etmedin
Nihayet, bu kara toprağa geldin
Çekilir dünyadan el, yavaş yavaş

Kabrin üzerine dikerler taşı
Bir avuç toprağa koyarsın başı
Baba, oğlun görmez, kardaş kardaşı
Gider, geri dönmez yol, yavaş yavaş

Kâfurlu, ılık suyu koyarlar
O nazlı bedeni, tekmil soyarlar
Öldüğünü konu komşu duyarlar
Gelir geri ahbaplar, yavaş yavaş
****
Erenlerin sohbeti

Erenlerin sohbeti,
Ele giresi değil.
Sohbetlere kavuşan,
Mahrum kalası değil.

Bulmak istersen eri,
Gezme öyle her yeri,
Sarraf tanır cevheri,
Herkes bilesi değil.

Bir pınarın yanına,
Kapalı testi kona,
Kırk yıl orada kala,
Kendi dolası değil.

Sohbetle parlar iman,
Talip kazanır irfan,
İnsanı arif yapan,
Fesi, hırkası değil.

Yunus artsın hidayet,
Edebe et riayet,
Ruha gıdadır sohbet,
Kâğıt helvası değil!

Kelimeler:

Ârif:Bilen, tanıyan, ilim irfan sahibi
İrfan: Bilme, anlama, marifet ilmi
Talip: Talep eden, isteyen
****
Canım kurban olsun senin yoluna

Canım, kurban olsun senin yoluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Mümin olanların çoktur cefası
Ahirette olur zevk-u safası
Onsekizbin âlemin Mustafası
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Yedi kat gökleri seyran eyleyen
Kürsinin üstünde cevlan eyleyen
Miracda, ümmetin Haktan dileyen
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Yunus neyler iki cihanı sensiz
Sen hak Peygambersin şeksiz şüphesiz
Sana uymayanlar, gider imansız
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
****
Kıl beş vakit namazı

Denmesin sana deli,
Kıl beş vakit namazı!
Eğer değilsen ölü,
Kıl beş vakit namazı!

Yap dinin gereğini!
Temizle yüreğini!
Yıkma din direğini!
Kıl beş vakit namazı!

Zikreder kurtlar kuşlar,
Tesbih okur ağaçlar,
Secdeye varsın başlar,
Kıl beş vakit namazı!

Namaz kılıp zikreyle!
Her haline şükreyle!
Ölümünü fikreyle!
Kıl beş vakit namazı!

Gönlün namazda olsun!
Mahşerde yüzün gülsün!
Kabrinde ışık olsun!
Kıl beş vakit namazı!

Alışırsın zamanla,
Can verirsin imanla,
Cemaatle, imamla
Kıl beş vakit namazı!

Çıkıp gide can dahi,
Yalnız kala ten dahi,
Derviş Yunus sen dahi,
Kıl beş vakit namazı!
****
Nefsim beni harap etti

Nefsim beni harap etti
Ümidimi türap etti
Hislerimi serap etti
Nefs elinden kurtar Rabbim

İçimde bir doymaz ejder
Beni her an yutmak ister
Hayatımı etti heder
Nefs elinden kurtar Rabbim

Gerçek bana oldu hayal
Korkutuyor beni bu hal
Kararmakta her gün ikbal
Nefs elinden kurtar Rabbim
****
Seni seven âşıkların

Seni seven âşıkların
Gözü, gayra bakmaz imiş
Seni maksut edinenler
Dünya ahret anmaz imiş

Sana gönül verenlerin
İlmi sana erenlerin
Gözü seni görenlerin
Talihleri sönmez imiş

Ölmez imiş âşık canı
Hiç çürümez imiş teni
Aşk her kimi kıldı fani
Ona zevâl ermez imiş

Emrine baş eğenlerin
Vuslatına erenlerin
Bülbül gibi ötenlerin
Kimse dilin bilmez imiş

Aşkın ile bilişenler
Senin için sevişenler
Halvetine erişenler
Ölümden hiç korkmaz imiş

Helal lokma yutmayanlar
Kibri söküp atmayanlar
Aşk tadını tatmayanlar
Kalbi temiz olmaz imiş
****
Diye diye

Hikmet saçar onun sözü,
Nuru belli eder yüzü,
Yaş akıtır dertli gözü,
Akar Allah diye diye.

Bahçemize bülbül konar,
Çeşit çeşit name sunar,
Âşıkların bağrı yanar,
Yanar Allah diye diye.

Doğan elbet bir gün ölür,
Sağ olanlar bunu görür,
Hiç yorulmaz güneş yürür,
Yürür Allah diye diye.

Bahar gelir, erir çığlar,
Yağmur yağar, bulut ağlar,
Vadilerde sular çağlar,
Çağlar Allah diye diye.

Kurtlar ulur, itler ürür,
Kimi ölür, kimi çürür,
Gözümüzü duman bürür,
Bürür Allah diye diye.

Yunus bakar, çiçek açar,
Çiçekleri koku saçar,
Gemi yüzer, kuşlar uçar,
Uçar Allah diye diye.
****
Ey rahmeti bol padişah

Ey rahmeti bol padişah
Cürmüm ile geldim sana
Ben eyledim hadsiz günah
Cürmüm ile geldim sana

Hadden tecavüz eyledim
Günah deryasın boyladım
Malum sana ben neyledim
Cürmüm ile geldim sana

Utanmadım hiçbir zaman
Ettim günah gizli ayân,
Vurma yüzüme el-amân
Cürmüm ile geldim sana

Aslım bir damlacık meni
Halk eyledin ondan beni
Seviyorum rabbim seni
Cürmüm ile geldim sana

Gerçi çoktur fıskı fücûr
Sayılmaz bendeki kusur
Fakat senin adın gafur
Cürmüm ile geldim sana

Günahımla dolar cihan
Sana ayân zâhir nihan
Boldur sende elbet ihsan
Cürmüm ile geldim sana

Adın senin gaffâr iken
Ayıp örten Settar iken
Kime gidem sen vâr iken
Cürmüm ile geldim sana

Doğru bir kulluk etmedim
Rızan üzere gitmedim
Emirlerini tutmadım
Cürmüm ile geldim sana

Milyonlarca etsem günah
Sensin öyle bir padişah
Lâ-taknetû yeter penah
Cürmüm ile geldim sana

İsyanda Kuddusi şedîd,
Kullukta bir battal pelîd
Kesmem senden asla ümîd
Cürmüm ile geldim sana

Kelimeler

Hadsiz:
sayısız,
Cürm: günah, isyan, hata
Hadden tecavüz eyledim: Allah’ın koyduğu sınırları aştım, yani günah işledim.
Ayan:
açık
El-aman: imdat
Fısk: açıktan işlenen günah
Fücur: günah ve çeşitli uygunsuz işler
Zahir: açık, Nihan: gizli
Gaffar: Günahları affeden
Settar: Günahları, ayıpları örten
La taknetu: Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin âyeti var iken.
Penah: sığınacak yer
Şedid: şiddetli
Battal: işe yaramaz, Pelid: pis, rezil
****
Derdim bana derman imiş

Derman arardım derdime,
Derdim bana derman imiş.
Burhan sorardım aslıma,
Aslım bana burhan imiş.

Sağı solu gözler iken,
Dost yüzünü özler iken,
Yerde gökte arar iken,
O, can içinde can imiş.

Öyle sanırdım ayrıyım,
Dost gayrıdır, ben gayrıyım,
Ben nasıl bir aşk eriyim,
Bildim ki ol canan imiş.

Nerden gelir yolun senin?
Nereye varır menzilin?
Nereden gelip gittiğin,
Anlamayan hayvan imiş.

Gidin bir mürşide varın!
Yüzünü güldüre yarın,
Mürşidi olmayanların,
Bildikleri bir zan imiş.

Niyazi işit sözünü!
Örtemezsin hak yüzünü,
Haktan açık bir şey yoktur,
Görenlere ayan imiş.
****
Geldim

Her şey senden, medet Allah’ım medet,
Aklın alındığı yerlere geldim.
Duamızı kabul buyur, eyleme ret!
Göğsün delindiği yerlere geldim.

Hep, âh ile zardır, âşığın işi,
Kan ile karışır gözünün yaşı.
İnci, mercan olmuş toprağı, taşı,
Cevher bulunduğu yerlere geldim.

Dağların başına, bulutlar çıkar,
Bağrımın içinde, şimşekler çakar,
Firdevs-i âlâdan, bir servi çınar,
Çıkıp salındığı yerlere geldim.

Sümbülün davası, servi dalıyla,
Bülbülün sevdası, bahar gülüyle,
Muhabbet sunarken, Hakîm diliyle,
Gönlün sızladığı yerlere geldim.

Elime bir geçse tatlı nigâhın,
Bilemedim kıymetini dergâhın.
Âlem-i ervahtan, bir şems-ü mâhın,
Nurunu saçtığı yerlere geldim.

Kelimeler:

Zar
: Ağlamak
Firdevs-i âlâ:Sekiz cennetten biri
Hakîm: Hikmet sahibi, Allahü teâlâ
Nigâh: Bakış, nazar, tebessüm
Âlem-i ervah: Ruhlar âlemi
Şems-ü mâh: Güneş ve ay
UÇAN Blogları
Dikkat! Görüntü ve Bilgiler Alıntıdır Telif Hakkı İle Korunuyor Olabilirler.